Alp Ersönmez'in yeni albümü 'Cereyanlı' yayında! Detaylar ve Alp Ersönmez ile ropörtaj Neo Skola Blog'da sizi bekliyor.
Neo Skola
30 Temmuz 2021

Sanatçılar, kültürlerini politikacılardan daha iyi temsil ediyor!”
Türkiye’nin en önemli bas gitaristlerinden biri Alp Ersönmez. Onun bas melodilerini Tarkan’ın, Nil Karaibrahimgil’in ya da Yalın’ın şarkılarında dinlemişsinizdir muhtemelen. Kendisini ise, daha çok müziğin mutfağında olduğu, çok çalışıp ürettiği için görmemiş olma ihtimaliniz yüksek.
İşte böyle yetenekli bir sanatçı olan Ersönmez’i görmenin, yaptığı büyük emek isteyen evrensel müziğin sesini duymanın vaktidir.
Yeni EP’si vesilesiyle kendisine bağlandık. Hem Cereyanlı’yı hem müzik piyasasının durumunu hem de gelecek planlarını konuştuk.

2000’lerin başında dans müziği unsurları taşıyan ve çok da popüler olan caz havalı müzikler, “Cereyanlı”nın en büyük ilham kaynağı oldu. Bestelerime analog bir synthesizer ile yazdığım altyapıların üzerine grupla beraber çalınca, Cereyanlı son halini almış oldu. Sahnede beraber çaldığım arkadaşlarım dışında, konser ve kayıt geçmişimiz olan bazı yabancı konuklar da albüme dahil oldular. Başta bahsettim tarzın liderlerinden Bugge Wesseltoft, Erik Truffaz, Arto Tunçboyacıyan, Brooklyn Funk Essentials’dan Papa Dee gibi isimler albüme büyük katkıda bulundular.
Kötünün iyiyi bulduğu da çok durum var ama bizde galiba farklı oldu 🙂 Bütün bu arkadaşlarım benim hayalime ortak oldular ve ellerinden gelenin en iyisiyle Cereyanlı’ya katkıda bulundular diyebilirim.
Yaptığım her işte müzisyen kişiliğimi ve rengimi ortaya koymaya çalışırım. Bu da bir müzisyenin “yüzde yüzünü” ortaya koymasıyla tam olarak gerçekleşebiliyor bence. Ancak ister kendi işlerim ister başka bir sanatçının işi olsun, tecrübelerim gösterdi ki, müziğin en iyi şekilde ortaya çıkması için grubun uyum içinde olması gerekiyor. Kendi teknik kapasitemizin ve isteklerimizin yanında, Bu da başta bahsettiğim müzikal kişiliğin ve rengin ortaya konmasından daha önemli. O sorumluluğu alabilmenin ilk koşulu, bunu unutmamak.
Olacak tabii ama daha zaman var. Sanatçıların örgütlenememiş olmaları bu dönemde kendilerine büyük zarar verdi. İşlevini tam anlamıyla yerine getiren bir meslek odası veya sendikaya olan ihtiyaç, kendini iyice belli etti. Geçinemeyen müzisyenlere yardım etmekten, kayıt ücretlerinin bir standarda ulaştırılmasına kadar her konu, bu kuruluşun iş tanımında olmalı. Yine de ben ve benim gibi durmak istemeyen tüm müzisyen arkadaşlarım üretmeye, müzik yazıp yayınlamaya devam ediyoruz.
Teşekkür ederim; biz bunu zaten biliyoruz ve yaşıyoruz. Dinleyicinin de bunu görmesi çok önemli. Sanatçılar, kültürlerini politikacılardan daha iyi temsil ediyorlar; bu kesin 🙂
Müzik üretimi büyük oranda eve kaydı; bu pek çok düşük bütçeli ama kaliteli işin ortaya çıkmasına sebep oldu. Bu bence çok güzel ve önemli. Dönem dönem dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bazı moda tarzlar oluyor ve olacaktır. Her ne yapılırsa yapılsın en önemli konu, bir sanatçının kendine ait bir sesi, rengi, kişiliği olması ve bunu ortaya koyabilmesi; yani özgünlük. Eskiden olduğu gibi bugün de birbirine çok benzeyen, kişiliksiz, derinliği, özgün içeriği olmayan, bu yüzden de bana sıkıcı, hatta yavan gelen pek çok müzik duyuyorum. Bunlar zaten elenecektir. Beni ilgilendiren, çok daha az duyduğumuz ama geleceğe kendini taşıyacak olan eserler ve sanatçılar. Sayıca az ama ümit veren bir topluluk bu 🙂
Yurt dışında çok tanınmıyoruz. Burada bir özeleştiri yapmak isterim. Anadolu müziği ile batı müziği dünyanın kabul edeceği bir standartta birleştirilerek sunulamadı henüz. Denemeler hep oldu ve var; ilk albümümdeki “Burada Yaralı Biri Var” isimli bestem de bunun bir örneğidir. Ancak sanatçılar olarak ısrarlı bir şekilde, bu konuya uzun zaman ve düşünce harcayarak, dünyanın kabul edeceği kalitede işler ortaya çıkarmamız gerekiyor.
Müzik emek istiyor 🙂 2013 yılından beri bu kapağı çekmeyi planlıyordum. Cereyanlı’nın duygusunu ve enerjisini, bir kaynak makinesinden çıkan kıvılcımlarla vermek istedim. Ricam üzerine heykeltıraş İbrahim Koç benim için bir bas gitarı demirle kapladı. Bana da cereyan vermek kaldı 🙂
Hayat çok hızlı ve sadece tüketim değil, üretim de çok arttı. Pek çok insan için, bir sanat eserinin derinliğine inmek için zaman vermek imkansız hale geldi. Önemsememek değil ama o zamanı verecek sabır kalmadı günümüz insanında galiba.
Online konser yakında yok ama yaza doğru bir açılma bekliyorum. Eskiye dönecek de, biraz olsun konser yapabiliriz bence. Cereyanlı’nın ikinci yüzü yaza doğru çıkacak. Yaz sonunda Erik Truffaz, Çağrı Sertel ve Volkan Öktem ile kaydettiğim iki bestemi yayınlayacağım. Yaklaşık üçer aylık aralarla birkaç şarkı yayınlamayı hedefliyorum. Ayrıca sektörden arkadaşlarımla kurduğumuz Space Goats isimli müzik prodüksiyon şirketiyle de, çizgimize uygun sanatçıların eserlerini basacağız.
Neo Skola
Neo Skola resmi hesabı

Müzik dünyasının karmaşık ve bir o kadar da büyüleyici labirentinde, aranjör ve prodüktör kavramları sıklıkla karıştırılır.
·
27 Ağu 2024

Eurovision, Türkiye için aynı zamanda kültürel bir etkileşim ve uluslararası arenada kendini ifade etme platformu oldu.
·
16 Tem 2024

Arabesk müziğin yasaklanması, Türkiye tarihinde tartışmalı bir dönemi temsil eder. Birçok sanatçı ve dinleyiciyi büyük şoka uğratmıştır.
·
10 Tem 2024

Altın Mikrofon Yarışması, Türkiye müzik tarihine damgasını vuran bir etkinliktir.
·
10 Tem 2024

KATEGORİLER
Liderlik
Gastronomi
Çocuk Gelişimi
Sürdürülebilirlik
Self Help: İyi Yaşam Becerileri
Yapay Zeka
Sinema
Tarih
Finans
Bilim
Sağlık
Satış
Pazarlama
Girişimcilik
Yetkinlik Gelişimi
Sürdürülebilirlik
Sanat
Yaşam Kültürü
Müzik
EĞİTMENLER
EĞİTİMLER
HAKKIMIZDA
Hakkımızda
Sık Sorulan Sorular
Destek
Kurucularımız
Çerez Politikası
KVKK Başvurusu
Kullanım Şartları
Çerez Tercihlerini Yönetin