Kimler vergi öder, vergi çeşitleri nelerdir, vergi indirimlerinden kimler faydalanabilir ve vergi muafiyeti kimleri kapsar öğrenmek için tıklayın!
Neo Skola
5 Aralık 2022

Türkiye’deki vergi sistemi hakkında ne kadar bilgi sahibisiniz? Mesela hangi vergilerden muaf olabileceğinizi veya hangi vergilerden indirim sağlayabileceğinizi biliyor musunuz? Türkiye’ye vergiyi sevdiren Dr. Ozan Bingöl’den öğrenmenin tam zamanı!
Ödediğiniz vergi çeşitleri hakkında daha önce hiç uzun uzadıya düşünme fırsatınız olmuş muydu? Market alışverişi fişlerinizde karşılaştığınız Katma Değer Vergisi’nden Emlak Vergisi’ne, askerlik borçlanmasından genç girişimciliğe kadar pek çok vergi türü ve vergi indirimi bulunuyor. Haliyle bu konuda merak edilenler de almış gitmiş durumda. Örneğin; yeni bir otomobil satın almak vergi indirimi sağlıyor mu? Veyahut ihtiyacı olan öğrencilere burs vermek vergi borçlarında bir değişiklik yaratıyor mu?
Tüm bu soruların cevabını alanında uzman Dr. Ozan Bingöl’ün Neo Skola’daki sertifikalı eğitiminden öğrenebilirsiniz. Peki, bu eğitim size neler mi vadediyor? Gelin bu konuda kapsamlı bir ön keşif turuna çıkalım. Verginin hayatınızın hangi alanlarında yer aldığını, vergi türlerini ve vergi haklarınızı daha yakından incelemeye hazırsanız, başlıyoruz!

Vergi, devletin bazı kamu harcamalarını karşılayabilmek için yurttaşlardan topladığı karşılıksız paralar olarak tanımlanıyor. Türkiye’de bütçenin yaklaşık olarak yüzde 80’i vergilerden oluşuyor. Bu vergilerin ise yüzde 70’i dolaylı vergiler, yüzde 30’u ise gelir ve kazanç üzerinden temin edilen dolaysız vergilerden geliyor. Dolaylı ve dolaysız vergiler de kendi içlerinde farklı vergi türlerine ayrılıyor.
Kişilerin mülkiyetleri ile gelir veya kazançları üzerinden alınan vergiler dolaysız vergiler olarak adlandırılıyor. Gelir ve kazanç üzerinden alınan vergiler Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi oluyor. Mülkiyet üzerinden alınan vergiler ise Emlak Vergisi, Motorlu Taşıtlar Vergisi, Veraset ve İntikal Vergisi olarak üçe ayrılıyor. Dolaysız vergiler, kişinin ekonomik gücüne göre yapılandırılma özelliği taşıyor. Bu nedenle dolaylı vergilere kıyasla daha adil bir uygulama olarak değerlendiriliyor.
Kazanç veya gelir yerine harcamalar üzerinden alınan vergi türleri dolaylı vergi olarak adlandırılıyor. Dolaylı vergilerde, vergiler şahsileştirilmiyor. Bu nedenle vergiyi ödemekle yükümlü olan kişinin gelir düzeyi, medeni durumu veya benzeri özellikleri dikkate alınmıyor. Dolaylı vergiler kendi içinde dört farklı kola ayrılıyor. Bunlar; dahilde mal ve hizmet üzerinden alınan vergiler, damga vergisi, harçlar ve diğer yerel tüketim vergileri, uluslararası ticaret ve işlemlerden alınan vergiler oluyor.
Dahilde mal ve hizmet üzerinden alınan vergiler de yine kendi içinde dörde ayrılıyor. Bunlar da dahilde alınan Katma Değer Vergisi (KDV), Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), Özel İletişim Vergisi ve Şans Oyunları Vergisi olarak sıralanıyor. Uluslararası ticaret ve işlemlerden alınan vergiler de kendi içinde ikiye ayrılıyor. Bunlar ise Gümrük Vergisi ve ithalde alınan KDV olarak çeşitleniyor.

Vergi, devletin kamusal hizmetleri yerine getirebilmesi için veriliyor. Yani kamu kurumlarının ve devletin kamu hizmetlerini yerine getirebilmesi adına kişilerden ve kurumlardan zorunlu olarak alınan ödemelerden meydana geliyor. Dolayısıyla devletin yurttaşa sunduğu her bir imkânın büyük bir kısmı, bizzat yurttaşın parasıyla karşılanıyor. Kanunlar uyarınca belli dönemlerde toplanan bu paralar ülkenin dört bir yanındaki kamu hizmetlerinde kullanılabiliyor.
Vergi mükellefi ifadesi üzerine düşen vergiyi ödemekle yükümlü olan gerçek veya tüzel kişilikleri ifade etmek için kullanılıyor. Yalnızca gelir üzerinden alınan vergilerde farklı mükellefiyet türleri ortaya çıkıyor. Bunlar ise “tam mükellef” ve “dar mükellef” olmak üzere ikiye ayrılıyor. Gelir Vergisi Kanunu’na göre Türkiye’de ikamet eden kişilerle yurt dışında Türkiye adına çalışan kişi ve kurumlar tam mükellef olarak kabul ediliyor. Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre ise iş merkezi veya kanuni merkezi Türkiye’de bulunan kurumlar tam mükellef sayılıyor.
Dar mükellef, Gelir Vergisi Kanunu’na göre Türkiye sınırları içerisinde ikamet etmeyen ve 6 aydan az zamanda Türkiye’de bulunan kişileri kapsıyor. Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre dar mükellef olarak kabul edilen kişiler ise kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan mükellefler şeklinde açıklanıyor.

Türkiye’de alınan vergilerin dolaylı ve dolaysız vergiler olarak ikiye ayrıldığından bahsetmiştik. Türkiye’de yaklaşık olarak 10 bin farklı vergi çeşidi bulunuyor. Ancak Türk vergi mevzuatını Gelir Vergileri, Harcama Vergileri ve Varlık Vergileri olarak üç ana kategoriye ayırarak daha kolay şekilde incelemek mümkün. Peki, bu vergiler nelerdir?
Gelir Vergisi, Şahsi Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi olmak üzere iki türe ayrılıyor. Şahsi Gelir Vergisi yalnızca gerçek kişileri kapsıyor ve bir kişinin bir yıl boyunca elde ettiği net gelir miktarı üzerinden ödemekle yükümlü olduğu vergi türlerinden oluşuyor.
Harcama vergileri kişilerin alışverişleri üzerinden direkt olarak alınan vergi türlerini oluşturuyor. Bu vergi türü, Katma Değer Vergisi ve Özel Tüketim Vergisi olarak ikiye ayrılıyor. KDV, 1984 yılından beri Türkiye’de yürürlükte bulunan yüzde 1, yüzde 8 ve yüzde 18 oranlarında değişen çok geniş bir yelpazeye sahip vergi türünü oluşturuyor.
Bunun yanı sıra özel tüketim vergisi ürünlerinden de KDV alınıyor. Bu da “verginin vergilendirilmesi” olarak adlandırılıyor.
|
Varlık vergisi Emlak Vergisi, MTV ile Veraset ve İntikal Vergisi olmak üzere üç kola ayrılıyor. Türkiye’de yer alan tüm bina, daire, arsa vb. taşınmazlar Emlak Vergisi’ne tabi tutuluyor. MTV ise her sene aracın yaşına ve motor hacmine göre yeniden hesaplanıyor.

Vergi mükelleflerinin genel hukuktan kaynaklanan hakları, mükelleflerin vatandaşlık yoluyla sahip olduğu haklar olarak belirtiliyor. Bu haklar şunları kapsıyor:
|

Mükelleflerin vergi kanunlarının uygulanması sırasında karşılaştıkları özel durumlar ve işlemlerle ilgili hakları mevzuat kaynaklı haklar olarak adlandırılıyor.

Mükelleflerin vergi incelemesi sırasında sahip olduğu pek çok hak bulunuyor. Bu haklar sayesinde mükellef, inceleme ve yargı aşamasında avantajlı bir konuma yükselebiliyor. Bu hakların temelinde, mevcut işlerin sekteye uğramaması ve itibar kaybı olmaması gözetiliyor.

Vergi muafiyeti, vergi ödemekle yükümlü kişi ve kurumların vergi kanunları gereğince verginin belli bir kısmından muaf olması anlamına geliyor. Türkiye’de farklı vergi muafiyetleri bulunuyor. Örneğin; 29 yaşına kadar bir şirket kuran kişiler genç girişimci sayıldıkları için yıllık kazançları üzerinden 75 bin TL’lik bir muafiyet sağlayabiliyor. Veyahut askerlik yapma zorunluluğu bulunan kişiler de askerlik borçlanmasına giderek birtakım haklar elde edebiliyor. Bu haklara dair detayları merak etmiş olmalısınız. Yanıta ulaşmanın yolu, sayfanın devamında…

Bireyler ve kurumlar farklı durumlarda vergilerden muaf tutulabiliyor. Vergi muafiyetinin pek çok farklı koşulu bulunuyor. Bu koşullar yapılan işin sektörüne, elde edilen kazanca ve çalışanlara sunulan olanaklara göre değişiklik gösterebiliyor. Örneğin; şirketlerin çalışanlarına yol ve yemek ödemesi yapması, öğrencilere burs vermesi veya kreş açması ödeyeceği vergilerde bir miktar düşüş sağlıyor.

Vergi avantajı, yapılan harcamaların bir kısmının aylık gelirden, dolayısıyla da ödenmesi gereken vergi borcundan düşülmesi anlamına geliyor. İşinize yönelik yapacağınız harcamalar için vergi avantajından faydalanarak ay veya yıl sonunda daha az vergi ödeyebilirsiniz. Örneğin; şirket için yeni bir bilgisayar alıyorsanız bu harcamanın belli bir miktarını vergi borcunuzdan düşebilirsiniz.
|
Biliyor muydunuz? Gelir vergisi ödemekle yükümlüyseniz, kendiniz ve aileniz için özel sağlık sigortası yaptırarak sigorta primleri Gelir Vergisi matrahından düşebilirsiniz. Bu ve bunun gibi değerli pek çok bilgi, Dr. Ozan Bingöl’ün “Vergi İndirimleri ve Haklarımız” isimli sertifikalı eğitiminde. Kaçırmayın!
Neo Skola
Neo Skola resmi hesabı

PEST analizi, işletmelerin geniş çevresel faktörleri değerlendirmesine yardımcı olan oldukça etkili bir araçtır.
·
21 Ağu 2024

Enflasyon, bir ekonomideki genel fiyat seviyesinin sürekli olarak yükselmesi olarak tanımlanır ve nedenleri karmaşıktır.
·
18 Tem 2024

Sion Yaşlıları Protokolleri, 20. yüzyılın başında ortaya çıkar. Tarihin en tartışmalı ve gizemli belgelerinden biri olarak bilinir.
·
16 Tem 2024

Blockchain nedir? Blok zinciri ve kripto paranın temellerini anlatan yazı, bu dünyaya yeni giriş yapalar için ideal!
·
19 Nis 2024

KATEGORİLER
Liderlik
Gastronomi
Çocuk Gelişimi
Sürdürülebilirlik
Self Help: İyi Yaşam Becerileri
Yapay Zeka
Sinema
Tarih
Finans
Bilim
Sağlık
Satış
Pazarlama
Girişimcilik
Yetkinlik Gelişimi
Sürdürülebilirlik
Sanat
Yaşam Kültürü
Müzik
EĞİTMENLER
EĞİTİMLER
HAKKIMIZDA
Hakkımızda
Sık Sorulan Sorular
Destek
Kurucularımız
Çerez Politikası
KVKK Başvurusu
Kullanım Şartları
Çerez Tercihlerini Yönetin